Ana Sayfa | EGP Nedir ? | Aktif Konular | İletişim |  Künyemiz | Yardım !

 

Üye Olmak için Tıklayınız !

Kullanıcı : Şifre :

Hatırla

Şifre Unuttum ?
Tüm Forumlar

Yeni Konu Aç  Konuyu Cevapla
İzlediklerim Listesine Ekle

    Hak Sohbeti
         MEVLİD KANDİLİ

| Sonraki Sayfa ›  

   
  Gönderen Konu Sayfalar :
 
nida1

Master Üye



Offline

3084 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 18 Mart 2008 15:07:08 | Alıntı Yaparak Cevapla

  Hazret-i Allah ın biricik Habib i âhir zaman peygamberi Muhammed Aleyhisselâm,Rebiuvvvel ayının onikinçi pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke-i Mükerreme de dünyaya teşrif etmiştir.Bu pek mühim hadisenin oluşu Milâdî 571 yılına tesadüf eder.

Onun velâdeti ile kıyamete kadar devam edecek olan nûrlu bir devir açılmıştır.Bütün Peygamber -Aleyhisselâm- Efendilerimiz ya bir kavme ya bir memlekete veya muayyen bir zamana ait olmak üzre gönderildikleri halde Sebeb-i Mevcûdat (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz kıyamete kadar bütün insanların saadet ve selâmetini temin için gönderilmiştir ve peygamberlerin sonuncusudur.

O ki Hz.Allah ın inanan bütün insanlara en büyük nimetidir.

"Andolsun ki,Allah müminlere büyük bir lütufta bulundu.Zirâ,daha evvel apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara kendi içlerinden,kendilerine Allah ın Âyetlerini okuyan,kendilerini temizleyen ve kendilerine kitap ve hikemeti öğreten bir peygamber gönderdi."buyuruluyor.(Âl-i İmran:164)

O Allah u Teâlâ nın en büyük bir nimetidir.

Zâtı ile Rahmettir.

Bu nimetini bahşettiği,bu Nûru tanıma ve tâbi olma şerefini lütfettiği için ne kadar şükredilse azdır.

O nun doğduğu gece bu şükrümüzün ifadesi için bulunmaz bir nimettir.

Derin bir aşk , engin bir muhabbetle ona bağlanan müslümanlar bu gecenin ulvî hatırasını daima gönüllerinde yaşatmışlar ve yaşatmaktadırlar.

Bizi Muhammed e(s.a.v)ümmet eyle .

Bu müthiş gece hürmedinee bizi affeylee,dertlilere devâ,hastalara şifâ,borçlulara ödeme kolaylığı,gönlünde dileği olanların dileklerine kavuşmalarını,ve son nefesimize kadar Sana, ve Habib ine tabi olmamızı nasip ve müyesser eylee. Amin...


Kandiliniz mübarek olsunnn.
 


§€®$£®¦ §£wÐå «« §åß®|Ñ $Øñ|_| §£¶åM€¯|¯T¦® » »
 
mustafa

Moderatör



Offline

103712 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 18 Mart 2008 15:08:29 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Herkesin.


 
orkide

balım :)



Offline

171298 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 18 Mart 2008 16:10:59 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Kandiliniz Mübarek olsun





Küçük şeyler mutlu eder beni, mesela biraz Nezaket.!
 
nida1

Master Üye



Offline

3084 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 18 Mart 2008 16:39:51 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Allah razı olsun serabım benii çok mutlu ettin bu katkınlaa



§€®$£®¦ §£wÐå «« §åß®|Ñ $Øñ|_| §£¶åM€¯|¯T¦® » »
 
orkide

balım :)



Offline

171298 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 18 Mart 2008 16:47:31 | Alıntı Yaparak Cevapla

 



Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)

Bîr Yahudi İleri geleni Mekke de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib in oğlu Abdullah ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine nin yanında bulunan Osman ibn Âs ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan a denk gelen gece idi.

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.






Küçük şeyler mutlu eder beni, mesela biraz Nezaket.!
 
orkide

balım :)



Offline

171298 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 18 Mart 2008 16:49:10 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Alıntı:
nida1 : Allah razı olsun serabım benii çok mutlu ettin bu katkınlaa
amin canım Allah hepimizden razı olsun.



Küçük şeyler mutlu eder beni, mesela biraz Nezaket.!
 
Gizemli50

Olgun Üye



Offline

582 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 19 Mart 2008 01:38:38 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Amin...
Tum muslaman kardeslerimizin Mevlid Kandili mubarek olsun.
Allah razi olsun senden



Rengi aşka banılmış bir yaşamaktır gölge… Ve gözlerimi açıyorum ki; ateşler artık mavidir. "Bu da düş mü be usta" derken gemilerin yakıldığı bir kıyam oluveriyor zaman.
 
PeRiM

Üye



Offline

67 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 19 Mart 2008 03:06:31 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Kandiliniz mübarek olsun :)


 
ÇALISIR

EvimGibi NöBeTÇi AMiRi



Offline

37736 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 19 Mart 2008 08:34:53 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Kandiliniz Mübarek olsun
Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
(Enbiyâ, 107)


İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.



O nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.



De ki: Allah ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmrân, 31)






ÇALIŞIR dan SEVGİLER Hepinizi çok seviyorum
 
good angel

. . .



Offline

14401 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 19 Mart 2008 12:45:11 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
herkesin mevlüt kandili mübarek olsunn(:


Sus söyleme..
Hiç gücüm yok karşında gerçeği duymaya,
Yeniden yalnız eskiyi yitirmiş olmaya,
Alıştığım yalnızlığın soğuk makamına,
Üşümeyeyim yeter.
 
mavisimperi

Urfalı



Offline

14761 Cevap

 Gönderilme Tarihi : 19 Mart 2008 14:54:07 | Alıntı Yaparak Cevapla

 
Bir bayram gülüşü savur göklere eski zamanlara, gülücükler getirsin, öyle içten, öyle samimi olsun, gözyaşlarını bile tebessume çevirsin.HAYIRLI KANDİLLER GEÇİRMENİZİ TEMENNİ EDER,DUDAKLARINIZDAN DÖKÜLEN MÜBAREK DUALARDA ANILMAyı umud ederim.


susssss...
hayat...

  Yenile | Diğer Sayfalar : 1 | 2 | >> Sayfalar :

Ana Sayfa | Forum | Video | Eğlence | Resimler | Müzik
 EGP Nedir ? | İletişim | Yardım !

Her Hakkı Saklıdır © 2003 - 2007 EvimGibi.com
kauçuk zemin 
0,31