Edirne Selimiye Camii, Türk mimarisinin en büyük şaheseridir. Tarihe baktığımızda Selimiye gibi şaheserleri bulmak çok zordur. Mimaar Sinan, Selimiye Camii ile övünürken onun için benim ustalık eserim demiştir.
Kanuni Sultan Süleyman ın emriyle, 1571 de Kıbrıs ın fethi tamamlanmış ve bu seferle birlikte Edirne Selimiye Camii nin inşaatına başlanmıştır. Mimar Sinan, Camiye Ayasofya nın kubbesinden daha büyük kubbe oturtacağım der ve dediğini yapar. Sekiz fil ayağına oturtulan 43 metre yüksekliğinde ve 32 metre çapında orta kubbe Ayasofya yı aşmıştır.
Selimiye Camii yalnız büyük bir abide değil, aynı zmaanda pek çok hünerin yer aldığı, 70 metreyi aşan bir sütun gibi gökyüzüne yükselen dört minaresi birer şaheserdir. Her minare üçer şerefelidir. Bu dört minareden ikisi üçer yolludur. Minarenin aşağı giriş kapısından giren üç müezzin birbirlerini hiç görmeden minarenin şerefesine ulaşırlar.
Böyle olduğu halde minareler çok incedir. İki kişi kucaklayabilir. Öteki iki minare tek yolludur. Edirne ye dört yönden dört cadde ile girilir. Hangi yönden girilirse girilsin Selimiye nin 2 minaresinin 6 şerefesi görülür.
Caminin içten duvarları, minber ardı ve alt kat pencere altlıkları çok renkli çini dekoruyla kaplıdır. Avlu ortasında mermer bir şadırvan bulunur. 999 penceresi olduğu söylenen ve dünyada eşi olmayan seçilmiş bir eserin sahibi olan Mimar Sinan a Allah tan rahmet dilerim.
Pis&Mis... Çok ama çok mutluyum sayende. Bu mutluluğa layık olmaya çalışıyorum