bulanık suda kendini görmeye çalışma
acıya nekadar dayanıklı olduğunu
nekadar sabrettiğini öğrenmek için elini
kendini ateşe atma,önce ateş yakmasını öğren
uyumadan rüya göremezsin,gördüklerinle avunma
garip bir siluyet gelirse gözünün önüne yanılma
nedir bu ağır halay,ne başı belli nede sonu
uydurduk ayağımızı bir yoldur bu gittikce uzayan
ömrümüz bir bez parçasıyla son bulacak
bir avuç toprakla yitip gideceğiz
yaşamak iki dudağın arasında var olmak tır
hep ağarız suskun olmamız gerektiği yerde
ağlarız hıçkıra hıçkıra,içten içe
ruhumuz her düşen bir damla yaşla incinir
kaçkez daha dayanırız buna,daha ağlıyacakmıyız
solan bir yaprak değil nede çiçek
ağacı düşün yüzbinlerce yapğarı barındıran ağacı
ve o yaprakları tutan dalları düşün
solan bir ağaç çiz kendine,kendinle kıyasla
her dal bir yıl olsun,yapraklar günlerin
baharda solmaya başla,kökün kurusun
yağmursuz ovada kal,gölgede ışıksız bekle
ağaçsın sen unutma sevmeyi bilmeyen bir ağaçsın
dallarınla yaprakları tutan ama baharda solduran ağaç
sen yazı bekledikce her anında bir dalın kırılacak
o dalla giden günleri anacaksın,belki ağlıyacaksın
ağaçlar ağlamaz deme,sen ağlıyorsan oda ağlar
unutma sen bir ağaçsın,içinde barındırdığın kurtlar ve kuşlarla ağaçsın
gölgenle faydalanan,varsa meyvenle yetinen insanlar olacak
yetişemiyen seni taşlıyacak,kıracak dalanı
unutma sen bir ağaçsın,ve bahar kapıda
kaç gönülle kışı atlatırsın,yazı beklersin
sen aşkı köklerinde hissedeceksin
ve bir kipritle yanacaksın,kül olacaksın
ömrünü beklemekle geçiren bir ağaçsın
adını sen koy
kayın,meşe,çınar,ceviz,elma ağacı ol
senden faydalanacak insanları kendinden uzak tutamıyacaksın
su kenarında taş olmak varya
üstüne basıp geçenleri sayacaksın
hep acını içinde yaşıyacaksın
dilin olmayacak,susacaksın
değirmen başında bekleyen taş olsan
üğütülen unlarla bulanacaksın
insanlar seni kulladıkca hatırlıyacak
unutulunduğunda bir kenarı atılacaksın
unutma sen bir taşsın
sevemezsin,aşkı yaşıyamazsın
unutma sen kullanılacaksın
bedenim ruhuma el olmuş
olsun su be ağlama gözüm
ömrümün baharı sararıp solmuş
solsun sabret boşver ağlama gözüm
gönül derdin yüzbin yapmış abartmış
hergün ağıt yakıp yürek kabartmış
saçlarını çarça çarça kopartmış
yolsun sabret sus be ağlama gözüm
devran baba o yar demiş oh olsun
zindanlara yusuf gibi sokulsun
gözlerine yakup gibi kan dolsun
dolsun sabret boşver ağlama gözüm
yanık türkülerin dili olsam
sazlarla dile gelsem
mecnuna yol göstersem
ferhatda su olsam
yoluna baka baka
bakar kör oldum
dil bu dil kemiği yokki
kıramadım gitti belimi
nasıl yaşadım bilemiyorum
hergün ağıt yakmaktan gülemiyorum
canamı sıçrattım ölemiyorum
savurdum ömrümü
ateş yaktım yıktım dünyayı
devran dönmedi çark durdu
balık olsam deryada
susuz kalmadan
nefes almadan yaşasam
bir gönüle kul olmadan
köle olmadan seve bilsem
terlemesem bakmaktan
susmasam dile gelsem
ömrüm sana desem
alan olsa....
tetik düştü bir feryatla vursam geceyi
yatağımda kanlar içinde uyusam
uyusam sabaha kadar hiç uyanmadan
binbir soru işaretiyle yaşasam
yaşamak buya
yaşadığının farkına varmadan....
dağlarda kar olamadımki
gölde donmuş su olamadımki
bir yuvada kuş olamadımki
geceye ay olamadımki
sabaha tan olamadımki
baharda solamadımki
yazın yanmadımki
kışın üşümedimki
bu yaşa kadar yaşamadımki
bu yaştan sonra yaşasam neki...
virgül koymadım kaderime,yazılanları peşpeşe okudum ve yaşadım,ben ençok buna yandım hiç yaşadığımın farkına varmadım,vurduğum bedenlerin ahıyla yaşadım,buna yaşamak dersen sende yaşamamışsın....
eskimiş kaşarlar vardır her kurtdun tatına baktığı...
delik deşik kaşarlar vardır ne olduğu belirsiz..
kaşar vardır her sofrada yenir ama eskidir veya yenidir...
adı kaşardır belli bir tatı vardır bir süre sonra küf tutar...
KAŞARLANMADAN YAŞAMAK ÜÇ GÜNLÜK DÜNYAYI....
YANILDIN ŞİMDİ SEN KENDİNİ KANDIRDIN
HANİ BİR SÖZ VARYA"ÜÇ KURUŞLUK İNSANA BEŞ KURUŞLUK DEĞER VERME DİYE KALAN İKİ KURUŞUYLA SENİ SATAR"SATILIKMISIN YOKSA KİRALIKMISIN ÖNCE BUNU ÖĞREN SONRA SUYA GİR YOKSA BOĞULURSUN..
saatte 200km ile gidiyorsun kendinden emin,araban son model kaportası metalik boya,çelik cant var süper,abs firen sitemin var diye habire gaza basıyorsun,halbuki sen gittiğin yolu bilmiyorsan bir duvarda durursun ve neye uğradığının farkına varmadan bir kürek toprağı yüzsüs suratında hissedersin...
İŞTE HAYAT BU KENDİNDEN EMİN OLMAMADAN YOLA ÇIKMA SENDEN SERT BİR NESNEYE DENG GELDİĞİNDE ŞAŞIRMA BÖYLE... * Cevap :15 Mayıs 2007 16:39:55 Tarihinde Düzenlendi
su var gökyüzünde yere düşmediği sürece göre biliyormuyuz...
rüzgarı yüzümzde hissetmediğimiz sürece annıya bilirmiyiz varlığından...
yemediğin sürece biberin acılığını nerden bile bilirizki..
yanmadan ateşin hırçınlığını nerden anlıya bilirizki...
bir kurşun yemeden birini vuramazsınki önce hissed metali içinde...
demirden kokrsam tirene binmezdim deme ahmaklaşırsın...
ensende azrailin nefesini hissetmediğin sürece ölüme hiç yakın olamazsın...
HATA YAPMADAN HATANIN HATA OLDUĞUNU NASIL ANLARSIN PEKİ?
HİÇ İÇMEDEN SARHOŞ OLDUNMU?
UYUMADAN UYUMUŞ GİBİ HAYEL GÖRDÜĞÜN OLDUMU?
ASLINDA ŞUAN GECE AMA SEN SABAHI YAŞIYORSUN DÜNÜ BUGÜN GİBİ ZANNEDİP HALA O KAPININ ÖNÜNDE BEKLEDİĞİN ANI YAŞIYORSUNMUDUR...?
SEN SEVMEDEN SEVİLDİĞİN OLDUMU HİÇ AMA SENİNDE ONU SEVDİĞİNİ BİLMEDEN SEVİLDİNMİ?
EĞER BU SORULARA ÇOĞUNLUKLA EVET DİYORSAN HİÇ DÜŞÜNME BENCE SONUN BENİM GİBİ MEÇHUL.... * Cevap :15 Mayıs 2007 16:47:51 Tarihinde Düzenlendi
kuyunun içinde kala kaldın bir başına hadi bakalım çık çıka bilirsen
yüzmeyi bilmiyorsun ama denizdesin hadi yüz yüze bilirsen
sevmiyorsun ama seviliyorsun hadi şimdi sev seve bilirsen
yürümesini bilmiyorsun ama koşman gerekiyor koş koşa bilirsen
çok uykun var gece boyunca ayaktasın gözlerin ağırlaşmış ama aranıyorsun uyu uyuya bilirsen
seviyorum sevilmeden ama sevgin senden daha deliyse hadi sev sevebilirsen
git gideceğin yeri bilmeden yabancısın bu ellerde git gide bilirsen....
BİR BAKSANA BANA
AMA ÖNCE KENDİNE BAK BEN KİMİM DİYE
BANA BAKACAKSAN EĞER KENDİNDEN EMİN OL
İÇİNDE EĞER BİR KUŞKU VARSA BANA KARŞI
EĞER KENDİNE BİLE GÜVENEMİYORSAN
KORKUYORSAN GERÇEKLERDEN
BİNDİĞİN DALI KESECEKSEN EĞER
BANA SAKIN BAKMA
YOKSA GÖRDÜĞÜN SON GÖZ BENİMKİ OLUR...