sormayın kim olduğunu
o işte
adını sunarsam kulaklarınıza
dilim tutuşur
hektar hektar yanarım
bir aysberge çarparım
dağılır bin parça olurum
o işte direnişimin yılgınlığı
dişleriyle geveleyip ismimi cismimi
tükürdü aynadaki aksine
berteraf edip suretimi
yıktı kapıları üstüme
bu kaçıncı siyanür şisesi bitirdiğim
kaçıncı ben doğmayacak kızımın
babasını yitirdiğm
bu kaçıncı sitem
kaçıncı kahır
bu kaçıncı ajitasyon
bu kaçoncı kurşun
kaçıncı kalibre
bu kaçıncı balistik raporu
bu kaçıncı faili meçhul infilakım
o işte
analiz edemediğim neşter ısırığı kalbimde
özlemindeki vebanın anti virüsü
dudağıyla dili arasında ki
yoğun trafik hattında gizli
o zamana sığmayan ışık hızında
onsuzluk kaplumbağa sürecinde
agresif yönüme zincirleri perçinlemek sebep olsa gerek
aydınlık sokaklarda ki karanlığıma
korkularımın o kurak o çorak o çatlak topraklarında
kanımla suladığım bir karanfil yeşerttim
adını onun adı koydum
o ise hala ismini bilmiyordu
isminin nerede yazılı olduğunu bilmiyordu
ki parmaklarımla yarabilseydim gövdemi
çıldırabilirdi
o bir içimlik serin gözlerini açıpta görebilseydi
onun için neleri talan ettiğimi
eğer bir görebilseydi
o her zaman aptal bir körebe oyunu içinde
müptelasıdır ebeliğin
bir kez olsun kazara bile sobelemedi beni
keşke bir brıtushum olaydı
öyle sadık
öyle vefakar
o kadar hain
sırtımda ki ihanet bu kadar uzun sürmezdi
böyle hergün milyonlarca kere ölmektense
meltemine doygun
fümesine bürünmüş
bulutlu bir eylül sabahında
bir elma ağacının kolları arasında
ölmek yakışırdı
gözleri bir mermi olsa
hiç teretdüt etmez yutardım
hani ölsem öldüğümü bilmez ya
tutup cesedimi sersem ayaklarına
çiğner cesedimi kaldırımlarla beraber
eğer bir duyabilseydi
geceleri buğulu köpek sesleri arasında
ram olan haykırışlarımı
kendini asla affetmeyecekti
boğaz esintisindeydi saçları
saçının her teline kahrımı bağlasam yetmez
ruhumu kaybedeli çok oldu
hükümsüzdür
şimdi kim bilir hangi çöp şehrin
idrar kokan mezarlığındadır
hangi günah temizler bu kirli düşünceyi
bu ayıp bana yeter sanırım
beni onun saçlarıyla azı dişlerimden asın
az mı açlığımı bastırdım çürüyen etimle
toprak kabul etmez gömmeyin beni
tören filan istemez
beni onun saşlarıyla kefenleyin
ben artık yalnızlığımın bana verdiği yetkiyle
tüm illegal aşklara ve gayri resmi sevişmelere
müebbet biçiyorum
kepenk indiriyorum buluşmalara
sinema salonlarına
turkuaz akşamlara
amonyaklı merhabalaşmalara
bir yalnızlığa daha temel atıyorum
tahaütsüz bir kimsesizlik yolluyorum kimsesizliğime
etobur bir sevdaya vejeteryan yaklaşıyorum
gebermekteyim sessiz ve kimsesiz
bu gece isyanım var asil yalnızlığıma
kaypak hayat hikayemi
sersem özlemimi
budala hasretimi
ay ışığında yakıp
bana ait olmayana gidiyorum
KARŞILIKSIZ SEVEBİLMEKSE SEVDA GERÇEK SEVEN KÜLE DÖNMÜŞ HER ÇAGDA
bu gece isyanım var asil yalnızlığıma
kaypak hayat hikayemi
sersem özlemimi
budala hasretimi
ay ışığında yakıp
bana ait olmayana gidiyorum .......
Gökci ye İnat EfSaNeCoMeBacK... :P GÜNEŞİN RENGİNE BENZEMEZ GECELERİN RENGİ ÜŞÜTÜR AYAZ, KORKUTUR KARANLIK.BU GECE GARİP BİR HÜZÜN VAR ÜSTÜMDE YA BEN FAZLAYIM YADA EKSİK BİRİLERİ VAR BU SİTEDE...
Alıntı:mislina_16 : ÜNEŞİN RENGİNE BENZEMEZ GECELERİN RENGİ ÜŞÜTÜR AYAZ, KORKUTUR KARANLIK.BU GECE GARİP BİR HÜZÜN VAR ÜSTÜMDE YA BEN FAZLAYIM YADA EKSİK BİRİLERİ VAR
Alıntı:mislina_16 : ÜNEŞİN RENGİNE BENZEMEZ GECELERİN RENGİ ÜŞÜTÜR AYAZ, KORKUTUR KARANLIK.BU GECE GARİP BİR HÜZÜN VAR ÜSTÜMDE YA BEN FAZLAYIM YADA EKSİK BİRİLERİ VAR
üzülme güliz herşey gelip geçici...
Gökci ye İnat EfSaNeCoMeBacK... :P GÜNEŞİN RENGİNE BENZEMEZ GECELERİN RENGİ ÜŞÜTÜR AYAZ, KORKUTUR KARANLIK.BU GECE GARİP BİR HÜZÜN VAR ÜSTÜMDE YA BEN FAZLAYIM YADA EKSİK BİRİLERİ VAR BU SİTEDE...
Ve şimdi gidiyorsun, evet GİT içimdeki melek sana dua edecek.
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesinesiyle
Bu gidiş ölümden beter olamaz.
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, HAYIR GİTME! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.
SENİ SEVİYORUM